Teheccüd, geniş mânâsıyla, uyku gibi insanın en muhtaç bulunduğu ihtiyaçlarından birini, Allah için terketme, kalkıp O'nun huzuruna koşma demektir. Böylece insan gerektiğinde Allah için en sevdiklerini fedâ edebileceğini göstermiş olur.
Gündüzün sıkıntılarından kurtulma, ertesi günün getireceklerine rûhî hazırlık mânâsını da taşıyan namaz, duâ, zikir, tesbih, kendini geleceğin mimarı kabul edenlerin dikkat etmesi gereken bir hususdur. Nefsin sesinin işitilmez olduğu, onun hesabına bütün esbabın sükut ettiği bu anlarda bir sonraki günün panoramasını yapmak, hizmetin stratejisini düşünmekle, gecenin feyzinden istifade yanında, en doğru, en hatasız hizmet taktiği ilhâm edilir.
Bu saatlerde kitap okumak, diğer vakitlerdeki zihni yoğunlaştıramamaktan meydana gelen kayıpların aksine oldukça verimlidir. Zira, ilâhî esintilerin baş üstünde dolaşıp durduğu bu kutlu vakitte, az bir gayretle pek çok şeyler yakalanabilir. Gece, nihayet bir zuhûr demidir. Ertesi günün getirecekleri, gün yüzünü o demde idrâk eder. İyi ve kötü adına pek çok şeyin zuhur anı o demlerdir. Bazı kavimlerin helâk vakti gece olduğu gibi, Mirac’ın vakti de yine gecedir.
Ruhun, nefsin prangalarından azâde kaldığı bu kutlu anları rûh hesabına kaydetmek, Ruh Mimar'larının şiarı olmalıdır.