İfrat ve tefritin ikisi de kötüdür. Hak, ortadadır. İfrat ve tefriti anlatan Türkçe bir kelime yok. Tarifle anlaşılır. Aşırılık denebilir. Tefrit de ifratın zıddıdır. İfrat normalden fazla, tefrit de normalden az demektir.
Her işte ifrat ve tefritten yani aşırılıklardan uzak olmak ve vasat yani orta yolu tutmak gerekir. Dinimiz, aşırılıklardan uzak, orta yolda olmayı emretmektedir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (İfrat ve tefritten uzak durun.) [Buhari]
(Aşırı giden helak olur.) [Müslim] (İşlerin en iyisi vasat olanıdır.) [Deylemi, Beyheki] (Din kolaylıktır. Vasattan ayrılıp aşırı gideni din mağlup eder.) [Nesai]
Demek ki vasat, ifrat ve tefritten yani aşırılıklardan uzak olmak demektir. İslamiyet vasat bir dindir. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki: (Sizi vasat bir ümmet kıldık.) [Bakara 143]






Gaflet hali, kişinin, Allah'ın ve ahiretin varlığından habersiz olması ya da haberi olduğu halde bu bilginin gerektirdiği bilinç ve sorumluluğu, davranış şeklini göstermeyerek, kayıtsız ve umursuz bir tutum içinde bulunmasıdır. Gaflet hali kimi zaman iman eden bir kimse için kısa süreli, geçici bir unutkanlık ya da dalgınlık şeklinde olabildiği gibi kimi zaman da Allah'a iman etmeyen ya da O'na ortak koşanlarda olduğu gibi tüm yaşamlarını ve yaşamlarının her ayrıntısını kaplayacak derecede derin olabilir.
Aklı başında olan kimsenin, nefsin azgın arzularını açlıkla sindirmesi gerekir. Çünkü Allah'in (C.C.) düşmanını (nefsin azgın arzularını) ancak açlık gemleyebilir. Nefsin azgın arzuları, yemek ve içmek şeytanın vasıtalarıdır.
Ulemadan bir zat şöyle demiştir: Halk, üç şey ile perdelenir: Dirhem aşkı; Önderlik sevdası ve kadınlara teslimiyet. Bir arif ise şöyle derdi: Kulu, Allah Teala'ya ibadetten şu üç şey alıkor: Müridlikte samimiyetin azlığı; Tariki bilmemek ve şer alimlerinin hevaya dayalı konuşmaları.